Kafanızdaki olumsuz sesi susturmak için bu bilime dayalı tekniği deneyin.

Kulağa korkunç bir tavsiye gibi geliyor olabilir ama değil.
Avusturyalı Psikiyatrist Viktor E. Frankl’ın hastalarından biri başkalarının yanında terlemekten çok korkan genç bir doktordu. Terleme korkusu genç doktoru daha da çok endişelendiriyor ve bu da daha çok terlemesine neden oluyordu. Frankl ile yaptıkları tek bir seans ve bir hafta içerisinde bu kaygısından kurtulmayı başardı. (Sihirli bir değnek dokunmuşçasına, bir problemin hızlı çözümünün gerçekçi görünmediğinin farkındayım. Ancak kendi kendinize uygulayacağınız bir ters psikoloji hilesi bu mucizeyi gerçek kılabiliyor.)
Logoterapinin kurucusu olan Viktor Emil Frankl’ın kaygı, korku, fobi hatta uykusuzluk çeken kişilerin tedavisinde kullandığı ‘Paradoksik niyet’ tekniğinden bahsedeceğim. Bu hikaye üzerinden ilerleyecek olursak;
Beklenti kaygısı olarak adlandırılan bu durumda belli bir semptom, kişide, tekrar ortaya çıkabileceği konusunda korkulu bir beklenti yaratır. Ancak, korku her zaman için tam da korkulan şeyi yaratma eğilimi gösterir ve bu nedenle beklenti kaygısı, kişinin olmasından korktuğu şeyi tetikleme eğilimi gösterir. Böylece kendini devam ettiren bir kısır döngü oluşur.
Korkudan kaçınma çabasının kendisi, ironik bir şekilde korkuyu güçlendirir.
‘Korku korkusuna’ yönelik en tipik tepki, ‘korkudan kaçmaktır’. Kişi, kaygısını alevlendiren durumlardan kaçınmaya başlar. Başka bir deyişle korkusundan kaçar. Ancak fobinin devamını sağlayan şey, kaçınma yoluyla kaygıyı azaltma mekanizmasıdır. (Marks, 1970)
Kaygılandığımız durumla ilgili yaptığımız bir diğer şey ise korkuya karşı savaş başlatmaktır. Bunu deneyimleyen çoğu insanın bildiği gibi korkuya karşı savaşmak işe yaramaz. Muhtemelen korkuya karşı verilen savaş var olan baskıya baskı ekler.
Peki bu döngüyü kırmak nasıl mümkün?
Paradoksik niyet uygulaması, korkudan kaçmak ya da ona karşı savaşmak yerine, bizi doğrudan onunla yüzleşmeye ve onu yenmenin bir yolu olarak onu arzulamaya ve istemeye teşvik eder.
Bu teknikte, kişinin düşüncelerini bastırmaması, bunun yerine kendini daha çok düşünmeye zorlaması istenir; düşünceleri onun korktuğu eylemlerle sonuçlanmayacaktır. Düşüncelerini ironi ile ya da ‘mizahla’ karşılayacaktır; böylece saplantılı düşüncelerinden artık korkmayacak ve bunlara karşı mücadele etmediği taktirde bu düşünceler kendiliğinden kaybolacaktır.
Frankl ile birlikte çalışan genç doktora dönecek olursak; başkalarıyla karşılaştığımda daha önce bir litre terliyordum şimdi on litre terleyeceğim demesi teşvik edilir. Böylece korkudan kurtulmak yerine korkuyu istemesi öğütlenir. Ayrıca terlemenin gerçekten neye benzediğini herkese gösterdiğini, çevresindeki her şeyi ıslatacak kadar ter döktüğünü düşünerek mizahtan yararlanır.
Paradoksik niyet tekniğini uygularken mizah yetisini harekete geçirmek ve bundan yararlanmak temel bir önem taşır.
Çoğu insan için, saçma bir şey gibi göründüğü için paradoksal davranışlarda bulunmak muhtemelen zorlayıcıdır.
Bir insan neden on litre terlemek istesin ki?
Frankl burada mizahın gücünü, kendimizi çok fazla ciddiye almamayı ve onlara gülmeye istekli olmamızın rahatlatıcı sonuçlarına vurgu yapar.
Kaygıyı durdurmak için gereğinden fazla yatırım yaptıkça, ateşe ateşle karşılık veririz. Yok etmeye çalıştığımız şeyi tam tersine olacak şekilde üretiriz.
Korkularımızla savaşmayı bırakıp, onlarla alay etmeye çalıştığımızda ise döngü kesilir, semptom azalır ve sonunda körelir.
Benzer şekilde uykusuzluk sorunu yaşıyorsanız uyumayı dilemek yerine uzun süre uyanık kalmaya çalışarak, topluluk önünde konuştuğunuzda sesinizin titremesinden veya kekelemekten korkuyorsanız daha çok titremeyi ve kekelemeyi arzulayarak paradoksik niyet tekniğinin yaşadığınız zorluk üzerindeki etkisini test edebilirsiniz.
Ya işe yaramazsa?
Kendinize şunu söyleyin: ne kaybedersiniz?